Aile ve Çift Terapisine Ne Zaman İhtiyaç Duyulur?

        Aile ve Çift Terapisi, kişilerin aile içerisindeki ilişkilerinde başedemedikleri herhangi bir şikayetleri olduğunda başvurdukları psikoterapi türüdür. Günümüzde kişilerin kendi bireysel psikolojik rahatsızlıklarından ötürü terapiste başvurabildikleri gibi ilişkilerindeki çözemedikleri sorunlardan ötürü de terapiste başvurmaları giderek yaygınlaşan bir ihtiyaç haline gelmektedir. Modernleşen dünyada boşanma oranlarının giderek artması ile birlikte aile ve çift terapisine olan ihtiyaç daha belirgin hale gelmiştir. Toplumsal değişimlerin ilişkiler üzerinde etkilerinin yanı sıra, kişilerin ilişkilerindeki sorunlara yönelik farkındalıklarının artması da aile ve çift terapisini daha yaygın hale getirmiştir.

          Şüphesiz ki aile içi ilişkiler insanın hayattaki varoluşunda önemli etkilere sahiptir. Aile ve Çift Terapisinde esas alınan da aile içerisindeki hastalanmış olan ilişkinin iyileştirilmesidir. Hastalanmış olan ilişki çeşitli belirtiler gösterir. Bu belirtiler doğrultusunda ilişkideki problem tanımlanır. İlişkideki problemin tanımı, aile üyelerinin anlattıkları şikayetlere göre şekillenir. Bir ilişkideki problem o ilişkiye özgü olarak değerlendirilmekle birlikte sağlıklı ve sağlıksız aile ilişkileri arasında belirlenmiş temel farklılıklar da bulunmaktadır. Ailenin sağlıklı/sağlıksız veya normal/anormal şekilde sınıflanması ailenin birçok diğer aileye uygunluk göstermesi ile belirlenir. Başka bir değişle aile, toplumdaki diğer tipik aile modellerinden saptığında o zaman anormal yani sağlıksız yapının varlığından söz edilebilir.

            Sağlıklı normal bir ailede üyeler aile içerisindeki görevlerini gerçekleştirebilir ve eğer çocuklar varsa çocukların gelişimleri başarılı bir şekilde sağlanılabilir. Sağlıklı ailede aile üyelerinin bireysel ve sosyal çevre ile ilişkide olarak büyümesi ve gelişmesi söz konusudur. Aile içindeki konuşulan dili içinde barındıran sözel ve beden dili ile anlatılan sözel olmayan iletişim iyidir. İletişim doğrudan, net, açık, canlı ve spontan bir akış özelliğindedir. Aile içindeki ilişkide her üye için birliktelik ihtiyacı ve bireyselleşme ihtiyacı arasındaki denge kurulmuştur. Ebeveynler eşit güçte olup işbirliği içerisinde koalisyon oluşturarak ve çocukların da görüşlerini hesaba katarak kararlar alır. Aile içindeki ebeveyn-çocuk rolleri bellidir ve üyeler arasında karşılıklı saygı söz konusudur. Cinsellik çiftlerden her iki taraf için de tatmin edici düzeydedir. Kısacası aile, kendi içerisindeki iyi iletişimi, birbirleri ve sosyal çevreye uyumu ile işlevsellik gösterir.

        Ailede sağlıksız yapı ilişkideki olumsuz belirtiler üzerinden işlevselliğin bozulması ile kendini gösterir. Sağlıksız ailede aile içerisindeki üye veya üyeler kendilerini ilişkileri konusunda iyi hissetmezler. Aile içerisinde birlik ve bütünlük hissi zayıftır veya yoktur. Bununla birlikte ciddi iletişim eksiklikleri söz konusu olabilir. İletişim belirsiz, karmaşık ve çelişkili özellikte olabilir. Aile üyeleri geçmişteki yaşantılarında çözemedikleri çatışmalarını şimdiki aile ilişkilerine yansıtıyor olabilirler. Ailede birliktelik ihtiyacı ve bireyselleşme ihtiyacı arasındaki denge bozuk olabilir. Bunun sonucunda aile üyeleri bireyselliklerini koruyamayacak düzeyde birbirlerine aşırı bağımlı olabilirler. Ebeveynler ve çocuk arasındaki güç dağılımı dengesiz olabilir. Buna bağlı olarak ebeveynlerin aşırı katı veya umursamaz olması, ailede kısıtlı koalisyon oluşturulup bir üyenin dışlanması gibi sorunlar görülebilir. Aile üyeleri yeni yaşam olaylarına (doğum, emeklilik vs.) uyum sağlamada beceriksizlik yaşayabilirler. Çocuk veya ergende davranış problemleri görülebilir. Çiftin cinsel uyumunun zayıf olması sonucu cinsel ilişkiden tatmin olmama veya cinsel işlevsellikte bozulma görülebilir. Çift yaşadığı problemden ve probleme yönelik başarısız çözüm girişimlerinden ötürü boşanmanın eşiğine gelmiş veya boşanma sürecinde olabilir. Sağlıksız ailede tüm bu problemlerin biri veya bir kaçı birlikte görülmekle birlikte temelde iletişimde, birbirleri ve sosyal çevre ile uyumda bozulmalar görülmektedir.

      Terapiye gelmeden önce çift genellikle problemi çözmek için çabalasa da tüm çabalar yetersiz kalmış veya başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bunun sonucunda da problemi çözmeye destekte bulunacak aile ve çift terapisine ihtiyaç duyulur. Terapinin başlangıç sürecinde aileyi terapiye getiren sebepler, çiftlerden her ikisinin probleme bakışı, problem karşısındaki davranış biçimleri ve ailede değişmesini istedikleri şeyler belirlenir. Terapide esas amaç aile içinde olumlu yönde değişim meydana getirmektir. Daha sonrasında spesifik amaçlar belirlenerek, danışanlar ve terapist arasında anlaşmaya varılması ile birlikte terapi süreci işlemeye başlar.

Gizem Bodur

Klinik Psikolog

Genel kategorisine gönderildi | 2 yorum

Merhaba dünya!

Hoşgeldiniz! Terapi.com | evinizde, güvenli, online terapi. Bu sizin ilk test amaçlı ilk makalenizdir. Silebilir veya güncelleyebilirsiniz.

Genel kategorisine gönderildi | 5 yorum